<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşam - Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</title>
	<atom:link href="https://sektoryazilari.com.tr/category/yasam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sektoryazilari.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Mar 2025 09:59:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sektoryazilari.com.tr/wp-content/uploads/2024/06/cropped-faviconsiteler-32x32.png</url>
	<title>Yaşam - Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</title>
	<link>https://sektoryazilari.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Obezitenin Neden Olduğu Başlıca 8 Hastalık!</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 09:59:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fast food tüketiminin artması, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam nedeniyle hem ülkemizde hem de dünyada büyük bir risk haline gelen obezite, birçok hastalığa da davetiye çıkarmaktadır.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/">Obezitenin Neden Olduğu Başlıca 8 Hastalık!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Fast food tüketiminin artması, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam nedeniyle hem ülkemizde hem de dünyada büyük bir risk haline gelen obezite, birçok hastalığa da davetiye çıkarmaktadır. Obezite, sağlığı bozabilecek aşırı yağ birikimiyle tanımlanan kronik bir hastalıktır. Dünya çapında yetişkinlerde görülen obezite 1990&#8217;dan bu yana 2 katından fazla artmış ve ergenlik çağındaki obezite ise 4 katına çıkmıştır. Ülkemizde her 3 kişiden 1’ini etkileyen bu hastalıktan korunmak ve beraberinde gelebilecek rahatsızlıklara karşı önlem almak artık hayati önem taşımaktadır. Düzenli diyet ve spor ile yeterli kilo veremeyen kişilerin uzman desteği alarak obezite cerrahisinden fayda görebileceği unutulmamalıdır. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan “4 Mart Dünya Obezite Günü” nedeniyle obezite hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sağlığın en büyük düşmanlarından biri de obezite!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Obezite sadece kozmetik bir endişe değildir, birçok hastalık ve sağlık sorunu riskini artıran tıbbi bir sorundur. Bunlara kalp hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer hastalığı, uyku apnesi ve bazı kanserler dahil olabilir. Obezite, bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranın aşırı artması sonucu, boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Vücut kitle indeksi (VKİ); boy ve kilonun ölçümüyle bulunur ve şişmanlığın yanında obez olup olunmadığını gösteren, en güvenilir hesaplamalardan biridir. Normal bir insanda ideal vücut kitle indeksi 19 ila 24.9 aralığında olmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yaşam kalitesini oldukça düşürüyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Bazı insanların kilo vermede sorun yaşamasının birçok nedeni vardır. Genellikle obezite, diyet, fiziksel aktivite ve egzersiz seçimleriyle birlikte kalıtsal, fizyolojik ve çevresel faktörlerden kaynaklanır. Obezite, Tip 2 diyabet ve kalp hastalığı riskini artırabilir, kemik sağlığını ve üremeyi etkileyebilir, bazı kanserlerin artışı da yine obeziteyle ilişkili olabilmektedir. Obezite genel yaşam kalitesini düşürür. Eskiden zevk alınan fiziksel aktiviteler yapılamaz hale gelir. Kişiler halka açık yerlere gitmekten çekinebilir. Obezitesi olan kişiler ayrımcılıkla bile karşılaşabilir. Obezite uyuma, giyinme, araba kullanma veya hareket etme gibi kişilerin yaşam kalitesini oldukça etkiler.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Obezitenin neden olabileceği hastalıklara dikkat!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ol>
<li>Kalp hastalığı</li>
<li>Yüksek tansiyon</li>
<li>Yüksek kolesterol</li>
<li>Obstrüktif uyku apnesi</li>
<li>Tip 2 diyabet</li>
<li>İnme</li>
<li>Kanser</li>
<li>Kısırlık</li>
</ol>
<p> </p>
<p><strong>Obezite kişiye göre değişmekle birlikte şu durumlara da neden olabilir;</strong></p>
<ul>
<li>Depresyon</li>
<li>Utanç </li>
<li>Sosyal izolasyon</li>
<li>Daha düşük iş başarısı</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>Obezite cerrahisi için uygun aday olmanız gerekiyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olup yandaş hastalığı olanlar ile VKİ 35’in üzerinde olan diyet denemeleri başarısız olan tüm hastalar obezite cerrahisi için aday olabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Obezite cerrahisi için uygunluk kriterleri şunlardır;</p>
<p> </p>
<p>•Hastaların 18-65 yaş arası olması</p>
<p>•Vücut kitle indeksi 30-40 ile 40 ve üzeri olması</p>
<p>•Vücut kitle indeksi 30-40 arası olanlarda; şeker, uyku apnesi, hipertansiyon, astım, eklem ağrıları gibi ek hastalıkların olması </p>
<p> </p>
<p><strong>Aşırı kilo nedeniyle oluşan sağlık sorunları ortadan kalkıyor</strong></p>
<p> </p>
<p>Sleeve gastrektomi işleminde midenin bir kısmı ayrılır ve vücuttan çıkarılır. Midenin kalan kısmı tüp benzeri bir yapıya dönüştürülür. İşlem genellikle karnın üst kısmındaki birden fazla küçük kesiden laparoskopik olarak yapılır. Mide küçüldüğü için alınan besin miktarı da daha az olur. Ayrıca iştahı düzenleyen hormon olan ghrelin daha az üretilir ve bu da yeme isteğini azaltır. Ayrıca obezite cerrahisi bağırsaklardaki kalori ve besin emilimini etkilemez. Obezite cerrahisi sayesinde aşırı kilo nedeniyle gelişen hormonal değişiklikler, yüksek tansiyon veya kalp hastalığı gibi sağlık sorunları tamamen ortadan kalkabilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/">Obezitenin Neden Olduğu Başlıca 8 Hastalık!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/obezitenin-neden-oldugu-baslica-8-hastalik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefes Borusu Yüzde 95 Kapandı, 10 Saatlik Ameliyatla Hayata Döndü</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 09:53:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herpes virüsüne bağlı ensafalit nedeniyle entübe edilerek 52 gün yoğun bakımda kalan tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi Ahmet Yasin Sarıçiçek (21) tedavi edilip uyandırılınca solunum yolunda gelişen darlık nedeniyle nefes almakta güçlük çekti.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/">Nefes Borusu Yüzde 95 Kapandı, 10 Saatlik Ameliyatla Hayata Döndü</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Herpes virüsüne bağlı ensafalit nedeniyle entübe edilerek 52 gün yoğun bakımda kalan tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi Ahmet Yasin Sarıçiçek (21) tedavi edilip uyandırılınca solunum yolunda gelişen darlık nedeniyle nefes almakta güçlük çekti.</p>
<p>Akciğerleri temiz çıkan, iki kez nefes borusunu genişletmek için operasyon geçiren ama iyileşemeyen Sarıçiçek, Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sina Ercan tarafından yapılan 10 saatlik zorlu bir ameliyatla sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Ercan, &#8220;Hasta bize geldiğinde nefes borusu yüzde 95 kapalıydı. Entübe edilip yoğun bakımda kalan hastalarda nefes borusunun hasar alabildiğini görüyoruz. Eğer hızlı müdahale edilmezse hasta ömür boyu, trakeostomi ile yaşamak zorunda kalabilir&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>İSTANBUL&#8217;DA yaşayan tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi Ahmet Yasin Sarıçiçek (21) doğum günü kutladıkları akşam yüksek ateş ve baş ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Soğuk algınlığı teşhisi konulan Yasin, antibiyotik tedavisi verilerek taburcu edildi. Durumu hızla kötüleşen ve tekrar doktora giden Sarıçiçek’e, yapılan testler sonucunda herpes virüsüne bağlı ensefalit (beyin iltihabı) teşhisi konuldu ve entübe edilerek yoğun bakıma alındı. 52 günlük yoğun bakım sürecinin ardından solunum yolunda gelişen darlık nedeniyle nefes almakta güçlük çeken Ahmet Yasin, Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nden Prof. Dr. Sina Ercan ve ekibinin gerçekleştirdiği zorlu bir ameliyatla sağlığına kavuştu.</p>
<p><strong>“PROF. DR. SİNA ERCAN: NEFES BORUSUNDA DİKİŞLERİ TUTACAK SAĞLAM DOKU YOKTU”</strong></p>
<p>Ahmet Yasin Sarıçiçek’in durumunu değerlendiren Prof. Dr. Sina Ercan, ameliyatın ne kadar karmaşık olduğunu şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“Hastamı ilk gördüğümüzde, entübasyona bağlı gelişen bu darlığın oldukça hassas bir noktada olduğunu fark ettik. Ses tellerine çok yakın bir bölgede olduğu için ameliyat oldukça zorlu olacaktı. İlk yapılan tomografilerde durumu inceledik ancak ameliyat sırasında karşılaştığımız tablo çok daha ağırdı. Gırtlak bölgesindeki kıkırdak yapılar ciddi şekilde hasar görmüştü ve onarımı için sağlam bir doku bulmak neredeyse imkansızdı. Bu nedenle ameliyat sırasında dokular ek yapılan dikişleri tutmadığı için ekleme işlemine ikinci kez baştan başlamak zorunda kaldık. Çünkü attığımız dikişleri tutabilecek sağlıklı bir doku mevcut değildi. Üstelik hastanın ikinci bir ameliyat şansı da yoktu.”</p>
<p><strong>“AMELİYAT SONRASI DARLIĞIN TEKRARLAMAMASI ÇOK KRİTİK”</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası sürecin en kritik aşamalarından birinin darlığın tekrar oluşmasını engellemek olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan, “Bu tür ameliyatlarda en büyük risk, yapılan işlemin sağlıklı bir şekilde iyileşmemesi ve darlığın tekrar oluşmasıdır. Eğer eklediğimiz bölgede tekrar bir darlık gelişseydi, bir daha cerrahi müdahale şansımız olmayabilirdi. Bu yüzden kritik bir karar alarak, hastanın hassas ve nispeten zayıf dokularda yapılan ek bölgesinin zorlanmadan iyileşebilmesi için koruyucu bir trakeostomi açtık. Trakeostomiyi, ameliyat bölgesini etkilemeyecek şekilde planladık. Bu kararın ne kadar doğru olduğunu daha sonraki süreç içerisinde gördük. Yaklaşık üç hafta sonra trakeostomiyi kapatma şansımız oldu ve ameliyat bölgesi sorunsuz bir şekilde iyileşti” diye konuştu.</p>
<p><strong>‘YANLIŞ MÜDAHALELER SORUNU BÜYÜTEBİLİR’</strong></p>
<p>Sarıçiçek’in ameliyatının titizlikle planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sina Ercan, yanlış yapılan cerrahi müdahalelerin sorunu daha da büyütebileceğini belirterek, “Hastamızın nefes borusundaki daralan bölge çok uzun olmasa da son derece kritik bir konumdaydı. Kıkırdak yapıları tamamen tahrip olmuştu. Bu aşamada doğru tedavi yöntemini belirlemek büyük önem taşıyordu. Endoskopik lazer, stent gibi yöntemler bazen yanlış kullanıldığında, sorun daha da büyüyebiliyor. Özellikle ses tellerine yakın bölgelerde yapılan hatalı müdahaleler, problemin içinden çıkılmaz hale gelmesine neden olabiliyor. Bizim temel hedefimiz, hastanın nefes alma, konuşma ve ses fonksiyonlarını koruyarak sağlıklı bir iyileşme sağlamaktı. Çok şükür, bu süreci başarıyla tamamladık” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“SARIÇİÇEK: NEFES ALMAKTA ZORLANDIM, HAYAT KALİTEM DÜŞTÜ”</strong></p>
<p>Yaşadığı süreci anlatan Ahmet Yasin Sarıçiçek, “Çeşitli tedaviler denendi, iki defa balon dilatasyon ameliyatı geçirdim ama maalesef yeterli olmadı. Nefes alma sorunum artarak devam ediyordu ve bu durum hayat kalitemi ciddi şekilde etkiliyordu. Normal bir şekilde yürümek, derslerime odaklanmak hatta günlük basit aktiviteleri yapmak bile zorlaşmıştı. Sonunda, çok şükür Sina Hocam’a ulaştım” dedi.</p>
<p><strong>‘İLK GÖRÜŞMEMİZDE BANA GÜVEN VERDİ’</strong></p>
<p>Ameliyat sürecine nasıl karar verdiğini anlatan Sarıçiçek, doktoruna duyduğu güveni şu sözlerle dile getirdi: “Sina Hocam beni ilk gördüğünde, ‘Ben halledeceğim’ dedi. O an gerçekten emin ellerde olduğumu hissettim. Acil olarak ameliyata alındım ve operasyon sonrası sağlığıma kavuştum. Artık rahatlıkla nefes alabiliyorum, hayatıma geri döndüm, eğitimime devam ediyorum, okuluma gidip gelebiliyorum. En önemlisi, sağlıklı bir şekilde nefes alıp verebiliyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Bunu tamamen Sina Hocam’a borçluyum.”</p>
<p><strong>“ACABA TEKRAR NEFES ALABİLECEK MİYİM?”</strong></p>
<p>Ameliyat öncesindeki endişelerini de paylaşan Sarıçiçek, “Ameliyat öncesinde büyük kaygılarım vardı. ‘Acaba tekrar nefes alabilecek miyim?’ Diye düşünüyordum, çünkü gerçekten çok zor bir durumdaydım. Ama kendimi güvenli ellerde hissediyordum. Ameliyattan sonra uyandığımda ise ilk fark ettiğim şey, tekrar nefes alabildiğimdi. O an tüm kaygılarım sona erdi ve gerçek hayatıma, asıl yaşamıma dönebildim.”</p>
<p><strong>“SİNA HOCAM BENİM İDOLÜM, GELECEKTE BEN DE İYİ BİR DOKTOR OLACAĞIM”</strong></p>
<p>Tıp fakültesinde eğitimine devam eden Ahmet Yasin, yaşadığı bu sürecin kendisini daha da motive ettiğini söyledi. Sarıçiçek, “Ben okumayı, öğrenmeyi çok seviyorum. Eğitim hayatım benim için en değerli şeylerden biri. İnşallah gelecekte ben de bir doktor olacağım. Tıp okumayı gerçekten çok seviyorum ve başarılı bir doktor olmak için elimden geleni yapacağım. Sina Hocam bana büyük bir emek harcadı, onun sayesinde hayata yeniden adapte olabileceğime inandım. Ben de ileride onun gibi insanların hayatına dokunan bir doktor olmak istiyorum. O benim idolüm. Bana bu yolda büyük bir kapı açtı ve hayatımı geri verdi. Kendisine sonsuz teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>BABA İLHAN SARIÇİÇEK: “HASTALIĞI DOĞUM GÜNÜNDE BAŞLADI”</strong></p>
<p>Ahmet Yasin Sarıçiçek’in babası İlhan Sarıçiçek, oğlunun yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “Oğlum Ahmet’in hastalığı, doğum gününde arkadaşlarıyla eğlenmeye gittiği gün başladı. Akşam eve geldiğinde baş ağrısı çektiğini söyledi. Ateşi de yükselince hemen hastaneye götürdük. İlk muayenede basit bir soğuk algınlığı olduğu düşünüldü, antibiyotik verilip eve gönderildik. Ancak gece şikayetleri artınca yeniden hastaneye gitmek zorunda kaldık. Yapılan testler sonucunda herpes virüsüne bağlı ensefalit teşhisi konuldu ve oğlum yoğun bakıma alındı. 28 Ocak’ta başlayan bu süreç, 22 Nisan’a kadar hastanede devam etti. 52 gün boyunca entübe edildi, yoğun bakımda kaldı. Sonrasında servise alındı, taburcu oldu ama sorunlar bitmedi.”</p>
<p><strong> ‘5-6 AY BOYUNCA NEFES ALMAKTA ZORLANDI’</strong></p>
<p>Ahmet Yasin’in eve döndükten sonra nefes alma sorunları yaşamaya devam ettiğini anlatan baba İlhan Sarıçiçek, “Asıl problem nefes alamamasıydı. Temmuz ayında ameliyat olana kadar, yani yaklaşık 5-6 ay boyunca sürekli sıkıntılar yaşadı. Fizik tedaviye başlaması gerekiyordu ama nefes darlığı nedeniyle bu bile mümkün olmadı. Günlük hayatını devam ettiremiyordu. Farklı doktorlara danıştık ama kesin bir çözüm bulamadık. En sonunda Sina Hocamıza ulaştık.”</p>
<p><strong>‘BALGAM YA DA TÜKÜRÜKLE BİLE BOĞULMA RİSKİ VARDI’</strong></p>
<p>Baba Sarıçiçek, yaşadıkları endişeli sürece de şu sözlerle değindi; “O dönem bizim için çok zordu. Yapılan ilk muayenede Ahmet Yasin’in nefes borusunun yüzde 90-95 oranında tıkalı olduğunu söyledi. O kadar kritik bir durumdaydı ki, sadece bir balgam veya tükürükle bile boğulma tehlikesi vardı. Bu yüzden acilen yatış yapıldı ve sabah ameliyata alındı. Elbette endişeliydik ama Sina Hocamızın güven veren yaklaşımı sayesinde süreci biraz daha rahat atlatabildik.”</p>
<p><strong>‘BUGÜN MUTLUYUZ, MİNNETTARIZ’</strong></p>
<p>Ameliyat sonrasındaki süreçle ilgili konuşan baba, oğlunun sağlığına kavuşmasının kendileri için büyük bir sevinç olduğunu belirtti: “O zor günleri tekrar yaşamak istemiyorum. Gerçekten çok ağır bir süreçti. Evladım, 20. yaş gününde böyle bir rahatsızlık geçirdi. Tam hayatının baharındayken, spor yapan, sağlıklı bir gençken bir anda böyle büyük bir komplikasyon yaşadı. Biz de şok üstüne şok yaşadık. Ama bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda içimiz rahat ve mutluyuz. Ahmet Yasin tekrar sağlığına kavuştu ve hayatına devam ediyor. Emeği geçen herkese minnettarız.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/">Nefes Borusu Yüzde 95 Kapandı, 10 Saatlik Ameliyatla Hayata Döndü</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/nefes-borusu-yuzde-95-kapandi-10-saatlik-ameliyatla-hayata-dondu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutarken Dikkat Etmeniz Gereken 8 Önemli Kural!</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 09:29:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fırından yeni çıkmış sıcak pide yemek… Bolca şerbetli tatlılar tüketmek… İftar yemeğini hızlıca bitirmek… Kimi zaman uzun saatler aç kalmamız kimi zamansa cezbedici lezzetleri nedeniyle veya daha enerjik olmamızı sağladığını düşündüğümüz için Ramazan’da bu tür beslenme hatalarına sıkça düşebiliyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/">Oruç Tutarken Dikkat Etmeniz Gereken 8 Önemli Kural!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Fırından yeni çıkmış sıcak pide yemek… Bolca şerbetli tatlılar tüketmek… İftar yemeğini hızlıca bitirmek… Kimi zaman uzun saatler aç kalmamız kimi zamansa cezbedici lezzetleri nedeniyle veya daha enerjik olmamızı sağladığını düşündüğümüz için Ramazan’da bu tür beslenme hatalarına sıkça düşebiliyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da yaptığımız beslenme hataları nedeniyle kilo alımının yanı sıra halsizlik, hazımsızlık, hipoglisemi, uyuklama hali, baş ağrısı ve vücutta sıvı kaybı gibi yaşam kalitemizi düşüren pek çok sağlık problemiyle karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için beslenmemizde bazı kurallara dikkat etmemiz çok önemli. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik,</strong>  vücudun yorulmaması, kan basıncı ile kan şekeri gibi parametlerde ani değişimler  oluşmaması için bazı kurallara özen göstermemiz gerektiğini belirterek, “Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için yeterli miktarda su içmek, iftarda çok hızlı ve büyük porsiyonlarda yemek yememek, iftar sonrasında tatlılardan uzak durmak üç temel kuraldır” diyor.  <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik,</strong> oruç tutarken atlanmaması gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Bol bol su için!</strong></p>
<p> </p>
<p>İftar ve sahur arasında mümkün olduğunca bol su içmeniz çok  önemli. Zira susuz kalmak; baş ağrısı, huzursuzluk ve açlığı çok daha şiddetli hissetmemize sebep olabiliyor. Bu nedenle iftar ile sahur arasında ortalama 2 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca<strong> </strong>susuzluğu artırabilecek olan çok tuzlu, çok şekerli ve kafein içeren içecekleri tüketmemeye dikkat etmeniz gerekiyor. Sıvı ihtiyacını karşılayabilmek için bol miktarda suyun yanı sıra iftar sonrasında açık çay içebilirsiniz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Çorbadan sonra 15 dakika bekleyin</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İftar sofralarında sıklıkla yapılan önemli hatalardan biri,  tüm yemekleri aynı anda ve hızlıca yemek oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, gün boyunca boş olan midenin  aniden fazla çalışmaya zorlanmasının hazımsızlık ve gaz gibi sindirim bozukluklarına ve kalp atışının hızlanmasına yol açabileceği uyarısında bulunarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hatta bu durum kalp krizine varacak derecede ciddi sonuçlar oluşturabileceği için iftarda mümkün olduğunca yavaş yemeye özen gösterilmesi gerekiyor” Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, orucunuzu hurma veya zeytinle açmanızın kan şekeri regülasyonuna yardımcı olacağını belirterek, “Ardından, yemeğe çorba ve salatayla devam ederek, mümkünse 15 dakika kadar ara verip, sonra ana yemeğe geçmek iştah kontrolünü sağlayacaktır” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Sahura mutlaka kalkın</strong></p>
<p> </p>
<p>Ertesi gün uyku problemi yaşamamak için sahura kalkmadan oruç tutmak isteyebilirsiniz, ancak iftarda dolan mide henüz sindirimini tamamlamadan gece yemek yiyip yatmak sindirim sistemini zorlayabiliyor. Bunun sonucunda; gaz, şişkinlik, ağza acı su ve/veya gıdaların geri gelmesi gibi problemler yaşanabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, bu nedenle oruç tutarken mutlaka sahura kalkmak gerektiğini belirterek, “Sahurda uzun sürecek olan açlık nedeniyle protein ağırlıklı kahvaltı şeklinde sindirimi kolay yiyecekleri tercih etmek gün boyu tok kalmaya yardım edeceği gibi sindirim problemini de önleyecektir. Eğer sahura kalkmadan oruç tutulacaksa; iftar yemeği sonrasında yoğurt, ayran, peynir ve tuzsuz kuru yemiş gibi yiyeceklerle ara öğün yapılması daha sağlıklı olacaktır” diye konuşuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>İftar yemeğinizde eksik olmasın!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Oruç tutarken su tüketiminin, hareketin ve öğün sayısının azalması  kabızlığa neden olabiliyor. Bolca su içmeye özen göstermek, iftar yemeğinde mutlaka çorba, salata ve sebzeye yer vermek kabızlığın önlenmesinde büyük bir önem taşıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Tatlı yerine meyve tercih edin</strong></p>
<p> </p>
<p>Genel olarak iftar sonralarının vazgeçilmezi olan tatlıları mümkün olduğu kadar az tercih etmeniz gerekiyor.  Zira, yemek sonrasında tüketilen tatlı fazla kalori ve şeker içerdiği için kilo artışına ve karaciğer yağlanmasına sebep olabiliyor.   Tatlı yerine iftardan 1-2 saat sonra tüketeceğiniz bir porsiyon meyve vitamin desteği sağlayarak bağışıklığın güçlenmesine yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra sebze ve meyvelerin içeriğindeki posa kabızlığın önlenmesinde ve tokluk süresinin uzamasında da büyük rol oynuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Pideyi bir avuç içi kadar tüketin!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Beyaz undan yapılan ekmek ve pide gibi karbonhidrat içeren besinler kan şekerinde ani yükselmeye ve ardından ani düşüşlere sebep olacağı için daha erken  acıkmanıza yol açabiliyor.  Dolayısıyla sahurda pide yerine tam tahıllı ekmekleri tercih etmeniz gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, “İftar yemeğinde ise pideyi bir avuç içi ile sınırlamak gereksiz karbonhidrat ve kalori alımının önüne geçecektir. Ayrıca hazımsızlığa neden olabileceği için pideyi sıcak yemekten de mutlaka kaçınmak gerekiyor” diyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Hurmayı 1-2 adetle sınırlayın!</strong></p>
<p> </p>
<p>Hurma lif oranı yüksek olması sayesinde tokluk hissi sağlamayı kolaylaştıran  bir meyve.  Ancak tüm meyveler gibi fazla tüketildiğinde meyve şekerinin tüketiminin artmasıyla birlikte kan şekeri yüksekliğine sebep olabiliyor. Bu nedenle hurmayı iftar yemeğinde 1-2 adetle sınırlamaya dikkat etmenizde fayda var. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Sahurda tokluk süresini bu besinlerle uzatın</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, tokluk süresini uzatan besinleri şöyle sıralıyor:</p>
<p><strong>Yumurta:</strong> İçeriğindeki yüksek kaliteli protein ve yağ asitleri sayesinde hem tok tutan hem de sindirimi kolay besinlerin başında geliyor.</p>
<p><strong>Mevsim sebzeleri: </strong>Yüksek miktarda posa içeriğiyle mide ve bağırsak sağlığını destekleyerek tokluk süresini uzatıyor.</p>
<p><strong>Tam tahıllı karbonhidratlar: </strong>Tam buğday ekmeği, bulgur, yulaf, çavdar ekmeği, karabuğday ve esmer pirinç gibi tam tahıllı karbonhidratları tüketmek kan şekeri regülasyonu sağlayacağından daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Çiğ kuruyemişler: </strong>Ceviz, badem ve fındık gibi çiğ kuruyemişler<strong> </strong>içeriğindeki sağlıklı yağlar veya lif oranıyla tokluk süresini uzatabilecek bir diğer besin grubu. Tuz oranının yüksek olması ve susuzluğu artırabilmesi nedeniyle kavrulmuş kuruyemişlerden Ramazan’da uzak durmanız gerekiyor.</p>
<p><strong>Süt ürünleri:</strong> Yoğurt, kefir ve tuzsuz peynir gibi protein açısından oldukça zengin olan süt ürünleri hem tokluk süresini uzatıyor hem de bağırsak sağlığına oldukça fayda sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/">Oruç Tutarken Dikkat Etmeniz Gereken 8 Önemli Kural!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/oruc-tutarken-dikkat-etmeniz-gereken-8-onemli-kural/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyetisyen Gargin, Ramazan’da sağlıklı beslenmeye yönelik tavsiyelerde bulundu</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 09:25:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarında önemli değişiklikler meydana geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/">Diyetisyen Gargin, Ramazan’da sağlıklı beslenmeye yönelik tavsiyelerde bulundu</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ramazan ayında beslenme alışkanlıklarında önemli değişiklikler meydana geliyor. Yemek saatlerinin değişmesiyle birlikte tüketilen yiyeceklerin çeşitleri ve miktarları da farklılaşıyor. İftar sofralarında sağlıklı ve dengeli beslenmeye dikkat etmek büyük önem taşıyor. Ege Üniversitesi Hastanesi Sorumlu Mutfak Diyetisyeni Seylan Gargin, Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için sahur öğününün atlanmaması gerektiğini söyledi. İftarda aşırı yemek tüketiminden kaçınılması ve besin çeşitliliğinin sağlanması gerektiğine değinen Diyetisyen Seylan Gargin, sağlıklı bir beslenme düzeni için Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’ye özel olarak hazırladığı “Sağlıklı Yemek Tabağı” modelinin dikkate alınmasının altını çizdi.</p>
<p><b>“Sahura kalkmamak, halsizlik ve isteksizlik hissine neden olabilir”</b></p>
<p>Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli adımlarından birinin sahur öğünü olduğunu vurgulayan Diyetisyen Gargin, “Sahura kalkmamak ya da sadece su içmek, kan şekerinin erken saatlerde düşmesine, gün içinde halsizlik ve isteksizlik hissine neden olabilir. Uzun süre bu şekilde beslenmek sağlık açısından risk oluşturur.  Metabolizma hızı gece saatlerinde düştüğü için sahurda aşırı yağlı ve ağır yemeklerden kaçınmak gerekir. Bunun yerine süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler, çiğ sebze ve meyve gibi hafif bir kahvaltı tercih edilebilir. Alternatif olarak çorba, zeytinyağlı sebzeler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün de tüketilebilir” dedi.</p>
<p>İftar öğünlerinde aşırı yemek tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Diyetisyen Gargin, “Büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra küçük porsiyonlarla beslenmek daha sağlıklıdır. Izgara, haşlama, fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin. Kavrulmuş ve kızartılmış yemeklerden kaçının. Orucu, su, hurma veya zeytinle açtıktan sonra bir miktar çorba ve salata ile başlamak, ardından 10-15 dakika sonra hafif bir et yemeği, etli sebze yemeği veya zeytinyağlı sebzelerle devam etmek sağlıklı bir seçim olacaktır. Ekmek tüketiminde ise pide yerine tam tahıllı ekmek tercih edilebilir. İftar ve sahur arasında sık sık su içmek, susama hissini engeller. Ayrıca yemekleri yeterince çiğnemek ve çok hızlı yememek sindirim problemlerini önlemek açısından önemlidir” diye konuştu.</p>
<p><b> “ Hamur işinden sakının”</b></p>
<p>Oruç tutarken rafine ürünlerden ve şekerli gıdalardan kaçınılması gerektiğini söyleyen Gargin, beyaz undan yapılan kek, poğaça, beyaz ekmek, pirinç pilavı ve kızarmış patates gibi kan şekerini hızlıca yükselten yiyeceklerin yerine, bulgur pilavı, tam buğday ekmeği ve kepekli makarnanın tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çiğ ya da az pişmiş hayvan ürünlerinden kaçınılması gerektiğini belirtti. İftardan sonra tatlı olarak sütlü tatlılar, meyve tatlıları, kabak tatlısı, hoşaf ve kompostoların tercih edilmesini öneren Gargin, “Bağışıklık sistemini güçlendiren A ve C vitamini açısından zengin sebzelerin (havuç, brokoli, kabak, lahana) ve meyvelerin (portakal, mandalina, elma) tüketimi önemlidir. Günlük 3 porsiyon sebze, 15-20 fındık veya 5-6 ceviz ve haftada 2-3 kez kuru baklagil tüketilmeli” dedi. Diyetisyen Gargin, D vitamininin bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynadığını belirterek, “D vitamini güneş ışınlarıyla üretilir ve besinlerde sınırlı bulunur, bu yüzden güneşten faydalanılamayan durumlarda takviye alınabilir” dedi.</p>
<p><b>&#8220;Günlük sıvı tüketimi 2500-3000 ml arasında olmalıdır”</b></p>
<p>Spor yapan kişilerin oruç tutmadıkları dönemde su tüketimlerine dikkat etmeleri gerektiğini belirten Gargin, &#8220;Günlük sıvı tüketimi 2500-3000 ml arasında olmalıdır. Spor yapan bireylerin protein ve su ihtiyacı daha fazla olduğu için, oruç tutmadıkları zaman diliminde su alımlarını artırmaları gerekir. Özellikle sadece su ya da mineralli su içmeleri önerilir. Çay, yeşil çay ve benzeri bitki çaylarının tüketilmesi, idrarla sıvı kaybına yol açabilir ve bu durum vücutta susuzluk hissi oluşturabilir. Bu tür içecekler, sıvı kaybını artırdığı için böbrek ve kalp gibi organlarda sorunlara yol açabilir. Bu nedenle spor yapan kişilerin dikkatli olmaları gerekir” dedi. Diyetisyen Seylan Gargin, oruç tutarken sindirimi kolaylaştırmak için iftardan 1-2 saat sonra kısa yürüyüşler yapılmasını tavsiye etti. “Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmalıyız” diyen Gargin, diş sağlığını korumak için de iftar ve sahur sonrası diş fırçalamanın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/">Diyetisyen Gargin, Ramazan’da sağlıklı beslenmeye yönelik tavsiyelerde bulundu</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/diyetisyen-gargin-ramazanda-saglikli-beslenmeye-yonelik-tavsiyelerde-bulundu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Heyecan Dolu Dizi ‘High Potential’ın Yeni Bölümleri 4 ve 11 Mart’ta 21.30’da FX Ekranlarında!</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 08:56:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Heyecan dolu dizi High Potential, yüksek IQ’ya sahip üç çocuklu bekâr bir anne olan Morgan'ın, temizlikçi olarak çalıştığı polis departmanında çözülemeyen bir suçun çözülmesine yardımcı olması ardından, deneyimli dedektif Karadec ile birlikte çalışması için danışman olarak görevlendirilmesini konu alıyor.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/">Heyecan Dolu Dizi ‘High Potential’ın Yeni Bölümleri 4 ve 11 Mart’ta 21.30’da FX Ekranlarında!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Heyecan dolu dizi High Potential, yüksek IQ’ya sahip üç çocuklu bekâr bir anne olan Morgan&#8217;ın, temizlikçi olarak çalıştığı polis departmanında çözülemeyen bir suçun çözülmesine yardımcı olması ardından, deneyimli dedektif Karadec ile birlikte çalışması için danışman olarak görevlendirilmesini konu alıyor. </p>
<p>‘High Potential’ın yeni bölümleri, 4 ve 11 Mart Salı günleri saat 21.30’da FX ekranlarında izleyicilerle buluşuyor.</p>
<p>Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor<strong>. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu </strong>ve<strong> TV+ </strong>platformlarından izlenebiliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/">Heyecan Dolu Dizi ‘High Potential’ın Yeni Bölümleri 4 ve 11 Mart’ta 21.30’da FX Ekranlarında!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/heyecan-dolu-dizi-high-potentialin-yeni-bolumleri-4-ve-11-martta-21-30da-fx-ekranlarinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ressam akademisyen Prof. Dr. Karayağmurlar’dan Egeli öğrencilere “Canlı Performans”</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 08:54:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin (EÜ) kuruluşunun 70.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/">Ressam akademisyen Prof. Dr. Karayağmurlar’dan Egeli öğrencilere “Canlı Performans”</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ege Üniversitesinin (EÜ) kuruluşunun 70. yılı kapsamında düzenlenen Uluslararası Sergi  etkinliğimde,  Ressam Akademisyen Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar, EÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğrencileri ile bir araya gelerek canlı performans sergiledi. Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Merih Tekin Bender, bölüm öğretim elemanları ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen performansta ortaya çıkan eser, bölüm koleksiyonuna bağışlandı.</p>
<p>         EÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Merih Tekin Bender, “Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar, Dokuz Eylül Üniversitesinde ve özel üniversitelerde çalışarak sanat hayatında 50 yılık bir deneyime sahip olmuştur. Sanatçı hocamız, üniversitemizde gerçekleştirdiği performansta canlı bir eser yarattı. Bu etkinlik sonucunda ortaya çıkan sanat eseri, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünün koleksiyonuna dahil olarak koleksiyonumuzu zenginleştirecek. Bağış niteliğinde olan bu esere sahip olmak, bölümümüz için çok değerli. Hocamız bize bir eserini bağışlayabilirdi ancak o, bunu sanat eğitimi öğrencileriyle bir araya geldiği bir performansa dönüştürdü.  4 Mart’ta açılışını yapacağımız Uluslararası Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Koleksiyonu sergimizde Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar’ın bizim için yaptığı bu eser de yer alacak. Hocamıza minnettarız” diye konuştu.</p>
<p>         Etkinliğin sonunda Prof. Dr. Merih Tekin Bender, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar’a günün anısına “Teşekkür Belgesi” takdim etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/">Ressam akademisyen Prof. Dr. Karayağmurlar’dan Egeli öğrencilere “Canlı Performans”</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/ressam-akademisyen-prof-dr-karayagmurlardan-egeli-ogrencilere-canli-performans/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vegan derilerin konfeksiyon sektöründe kullanımı araştırılacak</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 08:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/">Vegan derilerin konfeksiyon sektöründe kullanımı araştırılacak</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. Okşan Oral’ın yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Özelliklerdeki Vegan Derilerin Konfeksiyon Sürecindeki Performanslarının Değerlendirilmesi” projesi, “TUBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü” kapsamında desteklenmeye uygun görüldü. Proje ile vegan derilerin hayvan derilerine bir alternatif oluşturup oluşturamayacağı incelenecek.</p>
<p>Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ekosistemi, meyvelerini vermeyi sürdürüyor. Tam akredite, araştırma üniversitemiz bünyesindeki akademisyenlerimiz tarafından gerçekleştirilen projeler, TÜBİTAK nezdinde kabul görmeye devam ediyor. Emel Akın Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Doç. Dr. Okşan Oral hocamızın hayvan derisine alternatif olarak vegan deri kullanımı ile ilgili projesi de kabul gören projeler arasında yerini aldı. Hocamızı ve ekibini tebrik ediyorum” diye konuştu.</p>
<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Okşan Oral, “Projenin amacı, fiziksel özellik ve dikilebilirlik açısından yenilikçi malzemelerin hayvan derisinin karşısında bir alternatif yaratıp yaratmayacağını belirlemektir. Proje kapsamında öncelikle hayvansal esaslı deri, sentetik esaslı deri ve bu derilere alternatif olarak düşünülen vegan derilerin fiziksel özelliklerinin karşılaştırılması, materyallerin dikim süreçlerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmadan elde edilecek sonuçlar, sürdürülebilir ürün tasarımı için malzeme seçimi konusunda tasarımcılara ve üreticilere yol göstermesi açısından önemlidir” dedi.</p>
<p>Yürütücülüğünü Doç. Dr. Okşan Oral’ın yaptığı proje ekibinde; Prof. Dr. Esra Dirgar, Prof. Dr. Hüseyin Ata Karavana, Doç. Dr. Serkan Boz ve Dr. Öğr. Üyesi Alime Aslı İlleez yer alıyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/">Vegan derilerin konfeksiyon sektöründe kullanımı araştırılacak</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/vegan-derilerin-konfeksiyon-sektorunde-kullanimi-arastirilacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırt Ağrısı Omurga Tümörü Habercisi Olabilir!</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2025 08:44:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga (Vertebra) tümörleri çeşitli şekillerde tanımlanabilir.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/">Sırt Ağrısı Omurga Tümörü Habercisi Olabilir!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Omurga (Vertebra) tümörleri çeşitli şekillerde tanımlanabilir. Öncelikle omurga kemiği ile omurilik tümörlerini birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Biz burada sizlere omurga kemiği tümörlerinden bahsedeceğiz. </p>
<p>Omurga kemiği tümörleri kendi dokusundan (primer=birincil) ve vücudun başka kanser odağından kaynaklanan (metastatik=sekonder) olmak üzere iki gruba ayrılır.</p>
<p>Omurga, akciğer ve karaciğeri takiben kanser hücrelerinin metastaz yaptığı en yaygın üçüncü bölgedir Omurları etkileyen çoğu tümör, vücudun başka bir yerinden omurgaya yayılır (metastaz yapmış) ve genellikle prostat, meme, akciğer, böbrek, tiroid veya barsak kaynaklıdır. Vücudun herhangi bir yerinde kansere yakalanmış tüm hastaların% 40&#8217;ından fazlası, kanserlerinin yaşamları boyunca omurgalarına yayılmasını yaşayacaktır. Neyse ki, bu hastaların sadece% 10&#8217;unda şikayete neden olur. Bu nedenle vertebral tümörler, daha önce kanser öyküsü olan kişilerde daha yaygındır. </p>
<p>Omurganın kendi dokusundan kaynaklı (primer) tümörler çok daha az yaygındır. Primer tümörler iyi (benign) ya da kötü (malign) karakterde olabilir.</p>
<p>• İyi huylu bir spinal tümör genellikle düzgün sınırlara sahiptir. İyi huylu bir tümör kanser değildir, ancak şikayetlere neden oluyorsa, omurga üzerinde hasara neden oluyorsa veya sinirlere baskı oluşturuyorsa çıkarılması gerekebilir. Anevrizmal kemik kisti, osteoid osteoma, osteoblastoma, osteokondrom ve hemanjiom bunlara örnektir.</p>
<p>• Kötü huylu tümörler komşu sağlıklı dokulara yayılabilen, başka organlara (akciğer, karaciğer vs) sıçrayabilen ve hayatı tehdit edebilen kanserlerdir. Malign omurga tümörlerinde kondrosarkomlar, Ewing sarkomları ve osteosarkomlar bulunur.</p>
<p>Omurga tümörleri, özellikle büyüdükçe ve bulunduğu yerdeki dokulara hasar verdiği ölçüde, farklı şikayetlere neden olabilir. Tümörler omurga kemiğiniz dışında omuriliğinizi veya sinir köklerini, kan damarlarını veya komşu organlarınızı etkileyebilir. Omurga tümör belirtileri ve semptomları arasında şunlar olabilir:</p>
<p>• En sık şikayet sırt ağrısıdır. Sırt ağrısı istirahat ile hafiflemediği gibi geceleri daha şiddetli olabilir. </p>
<p>• Özellikle kollarınız veya bacaklarınızda duyu kaybı veya kas zayıflığı</p>
<p>• Yürüme zorluğu, bazen düşmelere neden olabilir.</p>
<p>• Bağırsak veya mesane fonksiyonunun kaybı (idrar ve dışkı yapamama/kontrol edememe)</p>
<p>• Yavaş ya da hızlı gelişen kol ya da bacağın bir kısmını yada tümünü etkileyen felç gelişebilir.</p>
<p>Omurga tümörleri, tümör tipine bağlı olarak farklı oranlarda ilerler.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora görünmek gerekir</strong></p>
<p>Sırt ağrısının birçok nedeni vardır ve çoğu sırt ağrısına bir tümör neden olmaz. Ancak, erken tanı ve tedavi vertebral tümörler için önemli olduğu için, doktorunuza sırt ağrınız ile ilgili şu bilgileri verin:</p>
<p>• Kalıcı ve ilerleyici</p>
<p>• Etkinlikle ilgili değil</p>
<p>• Geceleri daha da kötüleşiyor</p>
<p>• Kanser hikayeniz var ve yeni sırt ağrısı gelişti</p>
<p><strong>Aşağıdaki durumlarda hemen tıbbi yardım alın:</strong></p>
<p>• Bacaklarınızda veya kollarınızda ilerleyici kas zayıflığı veya uyuşma</p>
<p>• Bağırsak veya mesane fonksiyonundaki değişiklikler</p>
<p><strong>Gidişat (Prognoz)</strong></p>
<p>Bir omurga tümöründe gidişatı belirleyen mevcut tümörün iyi ya da kötü olmasıdır. İyi huylu tümörler uygun cerrahi ile genellikle sorunsuz iyileşir. Omurganın kendisinden kaynaklanan (primer) kötü huylu tümörlerde gidişatın iyi olması, tümörün başka organa yayılmamasına, cerrahi ile tamamının çıkarılmasına ve kemoterapi ve/veya radyoterapiye iyi bir cevap vermesine bağlıdır.   </p>
<p>Başka bir kanser odağından kaynaklanan (metastaz) omurga tümörlerinde gidişat başlıca, mevcut kanserin cinsi, omurga dışında başka bir organa yayılım varlığı ve hastanın genel durumuna bağlıdır.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Riskler</strong></p>
<p>Hem iyi hem de kötü vertebral tümörler, omiriliğinizdeki sinirleri sıkıştırarak, tümörün bulunduğu yerin altında bir hareket veya duyu kaybına yol açabilir. Bu bazen bağırsak ve mesane fonksiyonunda değişikliklere neden olabilir. Sinir hasarı kalıcı olabilir.</p>
<p>Bir vertebral tümör, omurganın kemiklerine de zarar verebilir ve onu dengesiz hale getirebilir; bu da ani bir kırık veya omuriliği yaralayabilecek omurganın çökmesi riskini artırır.</p>
<p>Bununla birlikte, eğer tümör erken yakalanır ve hızlı bir şekilde tedavi edilirse, daha fazla fonksiyon kaybını önlemek ve sinir fonksiyonunu yeniden kazanmak mümkün olabilir. Yerleşin yerine bağlı olarak, omuriliğin kendisine doğru baskı yapan bir tümör yaşamı tehdit edici olabilir.</p>
<p><strong>Teşhis</strong></p>
<p>Vertebral tümörler bazen göz ardı edilebilir çünkü semptomları daha sık görülen durumlara benzemektedir. Bu nedenle, doktorunuzun tam tıbbi geçmişinizi bilmesi ve genel fiziksel ve nörolojik muayeneleri yapması özellikle önemlidir.</p>
<p>Eğer doktorunuz bir vertebral tümörden şüpheleniyorsa, aşağıdaki testlerden biri veya birkaçı tanının doğrulanmasına yardımcı olabilir ve tümörün yerini belirleyebilir:</p>
<p>Düz grafi: Düz radyografi, pediküllerin veya omur gövdesinin erozyonunu göstermek için kullanılır. Bununla birlikte, radyolojik bulgular sadece kemik yıkımı% 30-50&#8217;ye ulaştığında ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>• Manyetik rezonans görüntüleme (MRG). MRG, omurga, omurilik ve sinirlerinizin doğru görüntülerini üretmek için güçlü bir mıknatıs ve radyo dalgaları kullanır. MRG genellikle vertebral tümörleri teşhis etmek için tercih edilen testtir. Belli dokular ve yapıları vurgulamaya yardımcı olan bir kontrast madde, test sırasında ayağınızdaki veya önkoldaki bir damar içine enjekte edilebilir.</p>
<p>• Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması. MRG yumuşak dokuları daha ayrıntılı gösterirken BT kemik yapıları göstermede daha üstün ve kullanışlıdır. BT taraması MRG ile kombinasyon halinde kullanılabilir. Ayrıca nereden kaynaklandığı bilinmeyen metastaz hastalarında primer odağı saptamak için akciğer, karın (batın) tomografisi çekilir. </p>
<p>Metastatik hastalarda başka bir omurga lokalizasyonunda da lezyon olabilme ihtimalinden dolayı (%15) görüntüleme yöntemleri tüm omurgayı içerecek şekilde çekilmelidir.</p>
<p>Kemik tarama(sintigrafi): Özellikle metastaz hastalarında omurga dışında başka bir kemikte lezyon olup olmadığını teyit etmek için kullanılır.</p>
<p>Pozitron emisyon tomografisi (PET) –CT: Sistemik hastalığın hızlı taranmasına ve evrelemesine izin verir. Ayrıca kanserli hastalarda kemoterapiye yanıtı belirlemek için kontrol amaçlı çekilebilir.</p>
<p>• Biyopsi. Çoğu zaman, tümör tipini belirlemenin tek yolu, bir mikroskop altında küçük bir doku örneğini (biyopsi) incelemektir. Biyopsi sonuçları tedavi seçeneklerini belirlemede yardımcı olacaktır.</p>
<p>Biyopsi örneğini elde etmek için kullanılan yöntem, genel tedavi planının başarısı için kritik olabilir. Çoğu durumda anestezi altında bir görüntüleme (genellikle X-ışını=skopi veya BT ) klavuzluğunda biyopsi iğnesi ile kapalı olarak işlem uygulanır.</p>
<p>Çoğu vertebral tümör için tedavi seçenekleri şunlardır:</p>
<p>• <strong>Ameliyat.</strong></p>
<p>Cerrahi olarak vertebral tümörün çıkarılması ve oluşan boşluğun doldurulması: İdeal olarak, vertebral tümör tedavisinin amacı tümörden tamamen kurtulmaktır. Ancak, bu, omurilikte veya çevredeki sinirlerde kalıcı hasar riskiyle beraber olabilir. Bu seçenek genellikle genel durumu iyi olup uzun dönem yaşam beklentisi olan hastalar için tercih edilir.</p>
<p>Omirilik basısına neden olan tümör dokusunun ortadan kaldırılması ve omurganın sabitlenmesi: Özellikle malign karakterdeki tümörler omirilik basısına neden olarak kısmı yada tam felçe neden olabilir. Bu durumda basıyı ortadan kaldırmak için omiriliğin etrafı boşaltılır (seperasyon cerrahisi) ve etkilenen omurgayı sabitlemek için vidalama yöntemi (enstrümentasyon) uygulanır.  </p>
<p>Vertebroplasti/ Kifoplasti: Bu prosedürler, çökmüş vertebral kemiği yeniden yapılandırıp hizalanmayı düzeltmesine veya bir sinir üzerindeki basıncı gidermesine izin verir. Vertebroplasti ve kifoplasti, X-ray ekipmanı (skopi) olan bir ameliyathanede gerçekleştirilen görüntü kılavuzlu prosedürlerdir.</p>
<p>Bu prosedür ya genel anestezi altında ya da lokal anestezi destekli sedasyon altında (hastanın uyanık olduğu) yapılır. Bir veya iki iğne, arkadaki deriden kırık vertebraya röntgen rehberliği altında kapalı olarak ilerletilir. Skopi ile iyi iğne yerleşimini doğruladıktan sonra, cerrah kemik çimentosunu kırık vertebraya enjekte eder. Çimento, birkaç dakika içinde sertleşir, kemikte ani stabilite ve ağrının giderilmesini sağlar. Bu yöntem genel durumu iyi olmayan kanser hastalarında uygulanabilir.</p>
<p>•<strong>Radyoterapi: </strong> Bu, tümüyle çıkarılamayacak tümörlerin kalıntılarını ortadan kaldırmak için operasyonu takiben veya ameliyat edilemez tümörleri tedavi etmek için uygulanabilir</p>
<p>Bazı vertebral tümörler için ilk basamak tedavi olabilir. Radyasyon tedavisi, ameliyat çok riskli olduğunda yalnızca ağrıyı hafifletmek için de kullanılabilir.</p>
<p>Stereotaktik radyocerrahi (SRS). Aslında cerrahi olmayan bu tedavi, yüksek dozda kesin olarak hedeflenen radyasyon sağlar. SRS&#8217;de, doktorlar, bilgisayarları radyasyon ışınlarını tüm noktalarda kesin doğrulukta ve birden çok açıdan odaklamak için kullanır. Klasik radyoterapi yöntemlerine göre etkinliği yüksek ve yan etkisi düşüktür. Radyocerrahide, vertebra tümörlerini tedavi etmek için radyasyonu stereotaktik olarak kullanan farklı tipte (Cyberknife vs) teknolojiler vardır. </p>
<p>• <strong>Kemoterapi: </strong> Birçok kanser türü için standart bir tedavi olan kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini engellemek için kullanılır. Tek başına ya da diğer terapilerle kombinasyon halinde kullanılabilir.</p>
<p>• <strong>Hormonoterapi:</strong> Sıklıkla prostat ve meme kanserli hastalarda kullanılır.</p>
<p> •<strong>İmmünoterapi:</strong> Melanom, akciğer ve böbrek kanserine bağlı metastatik hastalarda kullanılır</p>
<p>•<strong>Steroidler:</strong> Cerrahi ve radyasyon terapisi, tümörlerin kendisi de omurilikte mikropsuz iltihaba (enflamasyon) neden olabilir, doktorlar bazen ameliyatı takiben ya da radyasyon tedavisi sırasında ödemii azaltmak için kortikosteroidler reçete ederler.</p>
<p>Kortikosteroidler inflamasyonu azaltsalar da, kas güçsüzlüğü, osteoporoz, yüksek tansiyon, diyabet ve enfeksiyona karşı artmış duyarlılık gibi ciddi yan etkilere neden olduğu için genellikle kısa süreli olarak kullanılırlar.</p>
<p>• <strong>Bifosfanatlar:</strong> Kemik güçlendirmesi için kullanılan bu ilaçlar tümörden etkilenen kemiklerde çökme ve kırılma riskini azaltmaktadır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/">Sırt Ağrısı Omurga Tümörü Habercisi Olabilir!</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/sirt-agrisi-omurga-tumoru-habercisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Genel Müdürlüğü OGM&#8217;den Türkiye’de bir ilk; EkoFotoSafari başladı</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2025 11:37:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman Genel Müdürlüğü (OGM), ormanların fonksiyonlarını ve estetik değerlerini tanıtmak, biyolojik çeşitliliğe dikkat çekmek ve küresel iklim değişikliğiyle mücadelede ormanların önemini vurgulamak amacıyla EkoFotoSafari projesini hayata geçirdi.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/">Orman Genel Müdürlüğü OGM’den Türkiye’de bir ilk; EkoFotoSafari başladı</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> <strong>Orman Genel Müdürlüğü (OGM)</strong>, <strong>ormanların fonksiyonlarını ve estetik değerlerini tanıtmak, biyolojik çeşitliliğe dikkat çekmek ve küresel iklim değişikliğiyle mücadelede ormanların önemini vurgulamak amacıyla EkoFotoSafari projesini hayata geçirdi.</strong> <strong>İlki Bursa’daki Suuçtu Ekoturizm rotasında gerçekleştirilen EkoFotoSafari</strong>,<strong> doğa ve fotoğraf tutkunlarını bir araya getirdi.</strong></p>
<p>Türkiye orman varlığının korunması, tanıtılması ve doğa sevgisinin aşılanması için geçtiğimiz yıllarda OGM tarafından başlatılan Ekoturizm Eylem Planı, yeni projelerle geliştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen EkoFotoSafari projesinin ilk ayağı <strong>Bursa Mustafakemalpaşa Orman İşletme Müdürlüğü’nün sınırları içindeki Suuçtu Ekoturizm rotasında düzenlendi.</strong> </p>
<p><strong>Orman Genel Müdürü</strong> <strong>Bekir Karacabey</strong>’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, <strong>Bursa Orman Çocuk Akademisi (BOÇAK) ziyaretinin ardından </strong>Mustafakemalpaşa Orman İşletme Müdürlüğü’nde düzenlenen brifingde, bölgedeki ekoturizm faaliyetleriyle devam etti. Gün boyunca gerçekleştirilen fotoğraf çekim turlarında doğaseverler ve fotoğraf sanatçıları, orman ekosisteminin sunduğu eşsiz görüntüleri yakalama fırsatı buldular.</p>
<p>Açılış konuşmasında ekoturizmin yükselen değerinin önemini ve doğal kaynakların korunarak sürdürülebilir bir şekilde turizm faaliyetlerine ve kırsal kalkınmaya sağladığı katkıyı vurgulayan <strong>Karacabey</strong>, Türkiye’de bir ilk olan EkoFotoSafari etkinliği ile ilgili olarak bu tür etkinliklerin, doğayla iç içe turizmi teşvik ettiğini ve Orman Genel Müdürlüğü’nce bugüne kadar tesis edilen 129 ekoturizm rotasından biri olan Suuçtu Ekoturizm rotasının tanıtılmasında önemli bir rol oynadığını söyledi.</p>
<p><strong>Fotoğraf profesyonelleri ve dijital içerik üreticilerinin de katıldığı etkinlikte</strong>, ormanların her mevsim sunduğu rekreasyon olanaklarına dikkat çekildi. Aynı zamanda, orman yangınları nedeniyle yok olma riski taşıyan biyolojik çeşitliliğin korunması için toplumun bilinçlendirilmesine yönelik bilgilendirmeler yapıldı.</p>
<p>Bursa’nın doğasını keşfetmek ve unutulmaz kareler yakalamak isteyen doğaseverler için özel bir deneyim sunan EkoFotoSafari, katılımcılar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Etkinlik süresince doğanın sunduğu muhteşem manzaralar, fotoğraf meraklılarının objektiflerine yansıdı. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/">Orman Genel Müdürlüğü OGM’den Türkiye’de bir ilk; EkoFotoSafari başladı</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/orman-genel-mudurlugu-ogmden-turkiyede-bir-ilk-ekofotosafari-basladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini yaşatmak amacıyla, bu yıl nostalji ve maneviyat dolu programlar organize etti.</title>
		<link>https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/</link>
					<comments>https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2025 21:35:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuran-ı Kerim Tilaveti, dini sohbetler, semazen gösterileri, gönül sohbetlerinin yanı sıra çocuklar için Hacivat-Karagöz oyunu, çeşitli yarışmalar ve gösteriler düzenleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/">Nevşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini yaşatmak amacıyla, bu yıl nostalji ve maneviyat dolu programlar organize etti.</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Kuran-ı Kerim Tilaveti, dini sohbetler, semazen gösterileri, gönül sohbetlerinin yanı sıra çocuklar için Hacivat-Karagöz oyunu, çeşitli yarışmalar ve gösteriler düzenleniyor.</p>
<p>Nevşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde planlanan ilahi konserlerinden, semazen gösterilerine ve yüzlerce yıllık geçmişe sahip Hacivat-Karagöz gölge oyunundan daha birçok nostalji dolu programlar geleneksel Ramazan etkinlikleri kapsamında Nevşehirli vatandaşlarla buluşacak. </p>
<p>İlk sahurunu mehteran takımının söylediği ve çaldığı marşlar eşliğinde açan Nevşehirli vatandaşlar Belediye Başkanı Rasim Arı’ya büyük sevgi gösterisinde bulunarak teşekkür ettiler.</p>
<p>Etkinlikler kapsamında Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri de çeşitli programlar düzenleniyor. </p>
<p>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın talimatları doğrultusunda bugün iftardan hemen önce Nevşehir Belediyesi ekipleri tarafından Jandarma Kavşağı, Nevşehir Merkez Ziraat Bankası, Sanayi Kavşağı ve Cevher Dudayev Mahallesinde bulunan parkta Ramazan ayına özel Tahinli Simit dağıtımı yapıldı.  </p>
<p>Diğer taraftan 02 Mart 2025 Cumartesi günü bugün planlanan etkinlikler kapsamında İlahi Sanatçısı Mustafa Cihat müzikseverlerle bir araya geldi. </p>
<p>Semazen gösterisi ve ilahi dinletisinin ardından Hacivat-Karagöz oyunu çocuklar için sahne aldı.  </p>
<p> </p>
<p>09 Mart 2025 Cumartesi günü Yazar – İlahi sanatçısı Mehmet Ercan, </p>
<p>16 Mart 2025 Cumartesi günü Yazar Sıtkı Aslanhan ve </p>
<p>23 Mart 2025 Cumartesi günü İlahi sanatçısı Ömer Karaoğlu Nevşehirlilerle buluşacak. </p>
<p>On bir ayın sultanı Ramazan ayının manevi iklimine uygun düzenlenen Nevşehir Belediyesi kültür ve sanat etkinliklerine ilginin yoğun olması bekleniyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p><p>The post <a href="https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/">Nevşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi iklimini yaşatmak amacıyla, bu yıl nostalji ve maneviyat dolu programlar organize etti.</a> first appeared on <a href="https://sektoryazilari.com.tr">Sektör Yazıları - Firmaların Tercihi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sektoryazilari.com.tr/nevsehir-belediyesi-ramazan-ayinin-manevi-iklimini-yasatmak-amaciyla-bu-yil-nostalji-ve-maneviyat-dolu-programlar-organize-etti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
